Bazen susarken de konuşursun

Bazen susarken de konuşursun
Boğazında düğümlenir kelimeler
İçinde kıyamet kopar
Kulakların patlar sessizlikten
Haykırır içinden o ses
Ardı ardına cesur cümleleri
Sadece kendini savuran
Koca bir fırtına gibi

Bazen de seslere dökersin içindekileri
Ne kadar zarifçe salınsa da
Havada süzülen dalgalar
Tırmalar kulağını
Başka yere bakanın
Gördüğü başka renktir o
Seslenirsin kıpkırmızı bir fikirle
Onun gördüğü sadece bir sarı
Hayallerden kalan bir gün batımı

Anladığını anlatamadığın
Bir zamandasındır artık
Aynı pencerenin iki farklı camı
Yansıyan manzaralar birbirinin zıttı
Ama tamamlar birbirini
Sen göremezsin o sarıyı
Oysa derdinde değildir kırmızının

Birgün olurda havada çarpışırsa fikirler
Gözlerin kamaşır
İçinde bir kıpırtı
Benliğinin en öznel hissiyatı
Birleşir sese dönüşen dalgalar
İki çılgın aşık gibi sarılır
Çocuksu bir sevinç
Bir renk kaplar her yanı
Geleceğin kapıları açılır zihninde
Görürsün kendini hayalinde
Bu anlaşıldığının kanıtı
İşte o zaman görmüşsündür sarıyı
O ise fikrin kırmızısını…