Aynadaki Ve Ben

Görsel

Kendi kendine yaratmak ve ardından yok etmenin verdiği paradoksu yaşarken suratıma yakışmayan bir yara izine dönüştü gülüşüm.

Yaşadıkça, her geçen gün daha çok emin olduğum bir şey varsa, o da bilmenin aslında kötü olduğu…
Sorgulamalarla gelen farkındalık travmaları, sürekli tedirginlik, bilgimi gizlemek, yalan içinde yaşamak, düş kırıklığı yaratmamak, avaz avaz ilan etmemek için bütün sinirlerimin acılı zorlanışı vesaire…
Normal hissetmek için kupa dolusu türk kahvesi içiyor olmamın acınasılığı da apayrı bir hüzün sebebi. Masamın üstünde hep bitmeye yüz tutmuş bir sigara paketi ağzına dek dolu bir kül tablası duruyor. Beynimde özgürce dolaşan gereğinden fazla anlamlı devrik cümleler var.

Suyumu kazanıp içmenin ya da ekmeğimi bölüp yemenin beni yeterince adam yapmadığı eksik bir çağın anlamsızlığı vurgulanıyor sürekli beynimde. Gün ortalarına tecavüz edip ağlayan, intihar eğilimli akşamlarım var. Bir haftadır aynı cam kupayı kullanıyorum. Boşken bile hafiften çay renginde. Hafif şekerli bir dokunuşu var. Giderek bana mı benziyor ne?
bense uzun zamandır kendime benzemiyorum.

                                                                                                                                                            15.10.13