O kadar yokum ki…

 

Yolda yürüyorum kalabalıklar arasında.. gürültüler yüzünden nefesimi duyamıyorum, attığım adımların sesini de.. Yanımdan gelip geçenler çarpıyor, çarpmıyor da sanki ben şeffafmışım gibi içimden geçip gidiyorlar hayaletler gibi.. Onlar mı hayalet ben  mi diye düşünürken çarpan bir iki kişi ‘pardon’ diyor.. Varmışım görüyorlarmış beni bazıları demekki.. Sanki görünmez değilmişim gibi, yaşıyormuşum gibi..

Akşam eve geliyorum, yalnızım.. film izleyeyim diyorum hayatımın tek çılgınlığı.. film karakterlerine kızıyorum, onlarla üzülüyor onlarla gülüyorum, bazılarına o kadar kızıyorum ki öldüresim geliyor.. Ama onlar bana bakmıyorlar bile.. ( Hikaye gerçekliğini yitirmesin diye oyuncular kameraya bakmamalı diyordu okulda hoca)  Filmi izlemeye devam ediyorum sanki onlar da beni görüyormuş gibi.. duygulanıp gözlerim dolduğunda gözümdeki damlayı biri uzanıp siliverecekmiş gibi.. 

Film bitiyor.. Gün  boyunca hiç çalmayan ve ne işe yaradığını neden benim hayatıma girip bir türlü çıkamadığını çözemediğim cep telefonumu alıyorum elime.. Bir sevgilim vardı, o da beni görmüyor, duymuyor.. Sesleniyorum.. Cevap yok.. ”uyudun mu” … neye yararsın ki zaten sen telefon? iletişecek kimselerim kalmamış.. İşte orada uyuyor, sanki daha önce hiç elele tutuşmamışız gibi.. hiç sevmemişiz gibi, hiç yan yana uyumamışız gibi… 

Babamın evindeydim mesela.. Babam eve girdi..Evin içinde tadilat yapma planlarını anlatırken o evde olmadığımı farkettim..yıkılacak ve yeniden yapılacak olan duvarların hiçbirinde bir hakkım yok anlattığına göre..Çünkü büyümüşüm ve gitmişim..Bu adam da beni yok sayıyor.. Eski duvarlarda küçükken çizdiğim resimler vardı oysa..öğrendiğim ilk harfleri defterime inat o duvarlara yazmıştım oysa…oysa yapımım ve yayınımda emeği geçen bir insandı.. insanoğlu çizdiği bir karalamayı bile yok saymamalı diye düşünüyorum o zaman.. yaptığım her şeyi bir daha seviyorum.. yazdığım yazıyı.. çektiğim filmi.. ördüğüm atkıyı…o duvarları da severdim.. o duvarlar o evde yok artık.. tıpkı ben gibi…Sanki orda hiç yaşamamışım gibi duruyor orada..

Hayatımı devam ettirmek için çalışmam lazım.. teknoloji gelişti, hiç insan yüzü görmeden birçok işe başvurabiliyorsun internet denen şey üzerinden.. İşe yaramayan şu telefonun numarası o zaman işe yarayacak diyorsun ama yoksun yine.. Sanki hiç başvurmamışsın gibi susuyor telefonun, çalmıyor kapın… hiç var olmamışsın gibi.. 

sonra kelimelere sığınıyorum işte böyle.. sanki birileri okuyacakmış gibi, anlayacakmış gibi.

Yorum bırakın