Ben. Yine. Gereksiz Adam.

http://www.youtube.com/watch?v=ENb9wVscBY8

İnsanlar hızlıca yürüyorlar. Durmadan, takılmadan, aceleyle. Kafamda sonsuz bir kaygı. Ucu bucağı görünmeyen, uzuuun bir kuyruk, sorulardan oluşan. Onları cevaplamaya çalışırken yanımdan hızla geçen fırsat vagonları. Her taraf pembe, gittikçe koyulaşan. Bir soruya yaklaşıp duruyorum. “İnsan nasıl var eder kendini?” diyor. Susuyorum. Büyük duvar karşımda. Öylece bakıyorum. “İnsan bir iz bırakırsa duvara, insan olur” diye düşünüyorum. Üzeri izlerle dolu yüzey karşımda, bana bakıyor. Elimde beyazlamış saçlarımdan bir tel. Beyazlamasının hiç bir nedeninin duvarda iz bırakamadığı. İnsanlar aceleyle duvardan atlıyorlar. Yukarıdan gülüyorlar bana. Tırmanmaya cesaretim yok. Bacağımı kaldırmaya mecalim yok. Üşeniyorum. Bakıyorum bir süre daha. Sonra neyse diyorum. Şuradaki yeşillikte oturup bir çay içeyim en iyisi. Sonsuz umutsuzluk ve mutsuzluk içerisinde…

Yorum bırakın