Büyük Gösteri

Uluslararası saygınlıktaki tarihi sahneye çıkar gibiydiler. Aceleyle gözlerine kestirdikleri yerlere geçip, hepsi muhteşem bir senkronla ceplerinden telefonlarını çıkardılar. Zor ve haftalarca çalışılmış bir koreografi gibiydi. Avuçların içi ışıkla doldu. Rengareng grafikler akmaya başladı gözlerin parlaklığında. Metrobüsün loş ışığında, başları eğik modern insan modelleriydiler. Pencerenin dışında zaman ve mekan akarken, onlar başka bir dünyanın gerçekliğindeydiler. Parlayan, renkli bir dünyanın. Duraklar anons edildikçe azar azar çekildiler sahneden. Gösteriyi izledikçe, salonda oturan bir seyirci gibi hissettim kendimi. Çekmek istedim olan biteni. Kaydetmek istedim zamanı. Teknolojiye ayak uydurarak, ben de parlak bir ekrana bakarak…

Yorum bırakın