hani kuru gürültü derler ya. Bu onun gibi bir şey olsa gerek.
reel bir perspektifte bakıldıgında aslında gerçek hayatta bir kişi yetiyor insana. Fakat kişinin gerçek hayatta tanıdıgı, iletişim içinde bulundugu insan sayısı ne kadar az ise facebook’taki kayıtlı sanal arkadaşı o kadar çok günümüzde. sanal alemde her şey sayılara endeksli oldugu için yetmiyor.aynı metrekareye kaç defa düştügü meçhul olsa da listesinde arkadaş sayısı ne kadar fazlaysa bokunda boncuk bulmuş edasıyla kasılan triplere giren karakterlerin örnekleride mevcut. şu anda ne yapıyorum ne düşünüyorsun sorusuna cevap arayan facebook ya da Twitter, tam bir yargı cehennemi. kendi kendine söylenmek gibi. İzlenmenin ve izlemenin nasıl bir his oldugunu merak edenlerin vazgeçilmezi.
izledigi bir televizyon programı hakkında begenilerini ya da eleştirilerini paylaşanlar,ya da yerli veya yabancı ünlüler hakkında eleştiri yapacak kadar magazin gurmeleri yahut o anda ne yaptıgını şeffaf bir şekilde duyuranlar, köşe yazarlarından daha yazar olanlar ,sevdiklerinden daha çok sinir katsayılarını yükseltenleri takip edenler, ögrenmekten daha çok ögretmeye talip olanlar, kısacası kendini göstermeye çalışanların toplaştıgı bir yer Facebook. Sanal sözlüklerle hayatımıza dahil olan yorumlama yargılama haddini bildirme olayının evrim geçirmiş hali bir bakıma.
Herkes hem her şeyi bilmek istiyor hem herkesin kendisi hakkında her şeyi bilmesini. kişi kendini izler kıldıgında, insanların kendisi hakkında yorum yapmasını sagladıqında ‘’biraz avuntu gibi duracak’’ birey oldugunun bilincine varıyor. Kendi halinde bir girişimci haline getirilen modern insan hayatını ince hesaplarla bir yatırım aracına, bir şov programına çevirebilme becerisine sahip her türlü platformda. Varlıgını kapitalizmin bir ürünü olarak kurguladıgında degerli hissediyor çünkü kendini.
kişiler gittigi yerden yedigi yemegin fotografına, giydigi elbiseden hangi filmi ne içerek izledigine her şeyi Twitter veya Facebookta takipçileriyle paylaşıyor
Kişilik sorunu yaşıyorlar
Sadece kişilik sorunu degil, her yaptıgını sosyal medyaya yazanların küçük bir çocuğun ‘’anne bak, bunu yaptım” demesi gibi etrafındakilerin ilgisini çekmeye çalışıyorlar.Sonuç olarak takıntılı tipler üremeye başlıyor.
Her yaptıgını yazmak ve buna bir yorum beklemek, her gittigin her görüştügün kişiyle resimlerini koymak bir özgüven problemi, bir nevi kendini teşhir etmektir. Onay almak adına yapılan şeyler bunlar.Çünkü ihtiyacın var buna sen post-modern dönemin kimliksiz bir ürünüsün.
Sonuç olarak tüm bunların soncunda Greqor Samsa’ya dönüşürse kişi ne mutlu…